Çok Kişilikli Gösteri Mimarı Bedük
thuykhu - 153 gün önce 00:04 - Blog - 2 »
“Even better” albümüyle “Çok Kişilikli Gösteri” nedir cümle aleme gösteren Bedük müzik piyasasında silinmeyecek bir yer edindi.1979 doğumlu olan Serhat Bedük 16 yaşından beri müzikle iç içe. Çeşitli gruplarla Ankara sahnelerinde epey boy gösterdi, sevildi, takdir edildi. Sonra müzik kariyerine tek başına devam etmeye karar verip İstanbul piyasasına aktı. Önceki albümü “Nefes Almak Zor” ile de aslında sağlam temeller üzerine oturtulmuş bir kariyeri olduğunu belli eden Bedük son albümüyle geniş bir kitle tarafından sevildi.
Bedük official web site
Myspace/bedük
Samimiyetini sahnelerden ya da ekranlardan sezebildiğimiz Bedük bizleri kırmadı ve Dergi.biz’le röportaj yapmayı kabul etti.Buyrunuz Bedük röportajımız:
-Bedük kendini ve tarzını nasıl tanımlıyor?
Dans Müziği (Başlıca funk tan, ve disco house dan yola çıkan bir müzik)
-İlk bakışta dikkat çeken yönünüz imajınız:)Sizin eseriniz mi? İlk duyuşta dikkat çeken de isminiz bu arada :)Son albümdeki isim değişikliğinin sebebi bir strateji miydi?
İmaj, altı boş olduğunda bir şey ifade etmez. Bu duruşu yaratırken bir anda takım elbise giyeyim diye yapmadım. Albümdeki duyduğuz her şeyi kendim yaptım yani yapımcı, aranjör, tonmeister, söz yazarı, besteci, enstrümanist, geri vokaller, kapak tasarımı, sanat yönetmenliği dahil olmak üzere yaklaşık dokuz kişiye ve dokuz kişiliğe denk geliyor. Albüm kapağındaki o beyaz takım elbiseli, gözleri görünmeyen ve biraz yukardan bakan adam da bu kişiliklerin üzerindeki ve onları birleştiren kişiliklerin toplamı olarak tasarlandı. Ellerindeki topları ustalıkla içimdeki bu kişileri kontrol edercesine çevirmesi de cabası :)Böyle bir altyapıyla başlayan bir durumun sahneye taşınmasından ibaretti gerisi.
Artık adımı değil soyadımı kullanmamın nedeni, bu projenin daha önceki albümden her yönüyle tamamen farklı olmasından kaynaklanıyor. Bundan sonra kariyerime bu albümün yolunda ilerlemeye karar verdiğimden dolayı hem kendim hem de dinleyici açısından yepyeni bir başlangıç yapmalıydım.
-Serhat ve Bedük arasındaki farklar neler sizin gözünüzle? İki isim birleşince mi tam olarak sizi oluşturuyor?
Serhat daha iyi, halim selim bir adam:) ama beni oluşturan daha birçok kişi var bünyemde.
-Grup olarak da uzun süre çalışmışsınız. Kendi başınıza ilerlemenize karar verdiren neydi?
O zaman Ankara’daydım. Bir şekilde İstanbul’a gelmem gerekiyordu. Artık üniversiteden de mezun olmuştum. Hem reklamcılığın hem de müziğin yeri İstanbul’du. Kendi hayallerim için peşimden 4-5 insanı da beraberimde harap etmek yerine kendim gelip devam etmeye karar verdim.
-Şimdiye kadar farklı tarzlarda müzik yapmışsınız. Bunu çok kişilikli olmanıza bağladık:)Grunge rock metal gibi ve en son disco house.En çok keyif aldığınız hangisi sizin için?
Bu benim kişisel gelişim sürecimin bir sonucu. Hepsinden ayrı ayrı farklı zevkler almasaydım zaten hiçbirine bulaşmazdım:)

-Türkiye de çok tüketilen ama üretimi az olan bir tarzda müzik yapıyorsunuz. Şimdiye kadar bu tarzda faaliyete geçilememesini ya da başka bir deyişle müzikte yeniliğe açılanamayışını neye bağlıyorsunuz?
Bunu konuşmaya başlarsam sayfalar yetmez heralde :)kısaca bu işe para yatıran kişilerin dar görüşlü olması. Bunun dışında Türk müzik sektörünün içindeki insanların da kendilerini kısıtlıyor olmaları. Türk insanının kendini diğer milletlerden her zaman ezik hissetmesi (ithal bunlar dendiği zaman ürünün fiyatının artması ve daha güvenilir kabul edilmesi örneği gibi…) – “adamlar yapıyo yaa” bakış açısı. Vs… vs…
-Bizim bu yönde en çok duyduğumuz isimler Portecho ve sizsiniz.Listeye başka kimleri ekleyebiliriz?
….Umarım ilerde başkaları da gelir :)
-Dünyada tarzınızın gidişatı belli. Peki Türkiye de ki geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Biz trendleri her zaman yurt dışından ortalama 5- 10 sene sonra yakalamışızdır şimdiye kadar. Ben şu anda dünyayla aynı paralelde bir iş yapıyorum. Ve öldükten sonra algılanmak istemiyorum :)Ve o yüzden şu anda yaptığım müziğin karşı tarafa en çabuk sürede geçebilmesi için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Ve görüyorum ki emekler elbet sonuç veriyor. Şu sıralar çığ gibi büyüyen bir Bedük hadisesi var ki bu beni oldukça mutlu ediyor. Hem kendi açımdan, hem insanlarımızın algı seviyeleri açısından hem de bundan sonra gelecek müzisyenler açısından…
-Daha önceki albümünüzde şimdiye nazaran ufak da olsa bir kitle tarafından çok beğenildiniz. Şu an ki albümünüzün tarzı öncekinden çok farklı olmasına rağmen önceki hayranlarınız tarafından yine destekleniyorsunuz. Önceki albümü seven bunu da sevdi:)Bu kadar farklı tarzların aynı kitle tarafından beğenilmesini neye bağlıyorsunuz?
Hem dinlemeyi hem de yapmayı sevdiğim müzikleri hayata geçiriyorum. Bunu en içten samimiyetimle yapıyorum ve bu da karşı tarafa direk geçiyor diye düşünüyorum. Samimiyet en önemlisi sanırım.

-Müzikler, vokaller derken albüm kapağına kadar tamamen sizin elinizden çıkmış bir albüm bu.O yüzden mi “Çok Kişilikli Gösteri” ?
Evet :)
-Bu albüm yurt dışında çıksaydı sanırım cribs de sizin köşkünüzü de izliyor olurduk. Emeğiniz sizi maddi anlamda da tatmin etti mi?
Sürekli konser veriyoruz. İlk çıkış parçam “My Woman” Türk bir votka firması tarafından sinema reklamlarında kullanılıyor. Yurt içinden ve dışından çok iyi teklifler geliyor. İlgi inanılmaz yoğun. Yaptığım işin bir yere gelmeye başladığını görüyorum. O yüzden şu anda yaşadığım hayattan oldukça memnunum. İnandığım bildiğim ve sevdiğim şeyi en iyi şekilde yapmaya devam ediyorum. Yani cribs’de beni görmeniz düşündüğünüzden daha yakın :)
-Bir röportajınızda yaptığınız işin tam bir sihirbazlık olduğunu söylemişsiniz.Bir sonraki albümde daha uçuk bir sihirbazlık örneği göreceğimizin garantisi midir bu cümle?

Kesinlikle :) ilk albümde yürümeyi öğrendim, bu albümde koşmaya başladım muhtemelen yeni albümde uçmaya başlarım :)
-Son zamanlarda internet üzerinden tanıtım hatta patlama yapma hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yakın zamanda sırf patlama değil her şey internet üzerinden olacağı için bu olayları geleceğin habercisi olarak görüyorum.
-Bedük kimleri dinliyor, neler seyrediyor, neleri/kimleri takip ediyor? (tabii ki dergi.biz i takipte ama :))
Şu sıralar “cromeo” yu keşfettim. Harika müzik yapıyorlar. Moloko iyidir. Goldfrapp, Jamiroquai, Kool and The Gang, Earth wind and Fire, Bee Gees, Fun Lovin’ Criminals vs..vs. Vakit buldukça DVD’de film seyrederim. Tv de daha çok dizi seyrederim “seinfeld” bir numaradır. Frasier, Prison Break, E.L.Raymond en begendiklerim. Dergilerden Music Tech, Sound On Sound ve Future Music okurum. Dergi.biz’e bayılırım :)
Bedük’e vaktini bize ayırıp, sorularımızı içtenlikle cevapladığı için ve Zehra Gökhan’a bizimle özel olarak ilgilendiği için teşekkür ediyoruz.
Ayrıca dergi yazarlarımızdan sevgili ra5heed'e de desteğinden ötürü teşekkür ederim..
Bedük-Better Than My Baby
Bedük-My Woman





2 Yorum Yapılmış
























freelancer, 09:49 / 19 Şubat 2008 (Salı)
Güzel bir röportaj olmuş, Bedük'e ve tuyk'a teşekkürler... rasheed'e de ;)