Yeni başlayanlara internetizm-1

Psychedelic - 1 sene önce 14:13 - Blog - 3 »


Eğer şu anda bu satırları okuyorsanız, eliniz iyi-kötü klavye ve fare tutuyor ve internete bağlanmışsınız demektir. Hatta muhtemelen Google'dan da haberdarsınızdır. Bu yazının amacı belli bir düzeyde bilgisayar kullanabilen ve ADSL yoluyla internete çıkan ev kullanıcıları ile küçük işletmecilere internetin ne menem bir şey olduğunu, neler yapılması ve yapılmaması gerektiğini anlatmaktır.
Şimdi sadede gelelim. Nedir internet? Efendim internet sanal gerçekliktir. Yani gerçek yaşamda ne varsa internette de o, fazlasıyla vardır. Örneğin, kadınlar, erkekler, fahişeler, kadın satıcıları, polisler, hırsızlar, bankalar, mağazalar, politikacılar, yollar, arabalar, evler, bahçeler, dağlar, okyanuslar, uçaklar... Say say bitmez. İşte siz şu anda tam bunların ortasındasınız ve muhtemelen ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Benim size tavsiyem hemen eve dönün.
Atatürk ve bilgisayarEv mi? Ev neresi? Efendim şu anda kullandığınız bilgisayarınız var ya; işte o bilgisyarınız burada evinize benzetebiliriz. Neler yapıyorsunuz örneğin evinizde? Oyun oynuyorsunuz, yazı yazıyorsunuz, beğenmiyor çöpe atıyorsunuz, çöp dolunca boşaltıyorsunuz. Bilgisayarınızda da aynı şeyleri yapmıyor musunuz? O halde evimize iyi bakmalıyız ve tehlikelere karşı korumalıyız.
Peki nedir bu tehlikeler ve nereden gelirler?
Evinizin kapısı, penceresi, bacası varsa bilgisayarınızın da var. Evinizin kapısını ADSL bağlantısına, penceresini USB ye benzetebiliriz. O halde bizim 2 temel güvenlik sistemine gereksinimimiz var demektir. Bir tane kapıyı ve pencereyi gözetlemesi için bekçiye ve bir tane de içerde silahlı bir polise.
İşte ateş duvarı ya da firewall denilen bilgisayar programları kapıda bekçidir. Bunlar giren-çıkanı gözetlerler. Beğenmediklerini içeri sokmazlar. Hatta çıkarken de bakarlar ve beğenmezlerse dışarı da çıkartmazlar. Tabii takdir edersiniz ki böyle bir sistemle güvenliğinizi tam olarak sağlayamazsınız. Çünkü bekçiye görünmeden içeri sızılabilir, bekçi adamın tipini faullu bulmayıp içeri alabilir, bekçi kör olabilir veya gelen her kimse bekçiyi öldürebilir. Diyelim ki art niyetli bir şahsiyet bekçiye ve size çaktırmadan içeri girdi. Ne olacak?
Evin içinde silahlı ve iyi eğitimli bir polis devriye gezecek ve yapancı şahsiyeti yakalayıp size getirecek. Diyecek ki ben bunu yakaladım, ne yapayım? Nasıl çözüm ama? İşte antivirüs denilen bilgisayar programları da bilgisayarınıza giren kötü niyetli şahsiyetleri yakalayan silahlı polis gibidirler.
İyi de başka biri benim bilgisayarıma girip ne yapacak?
Evinize sizden habersiz giren kişi ne yapacaksa bilgisayarınıza giren de aynı şeyi yapacaktır. Yani ya hırsızlık yapacak ya da sizinle ilgili birilerine bilgi toplayıp aktaracak. Yaa. Bir gün eve geldiğinizde eşyalarınızı bulamadığınızda olan şey ile bilgisayar virüsünün bilgilerinizi silmesi aynı şey değil mi? Yani virüsler bilgisayarımıza zarar veren, eşyalarımızı çalan veya hırpalayan, buzdolabını açıp yiyip içen iğrenç programlar. Zaten bu programları yazanlar da iğrenç insanlardır. Eşek sudan gelene kadar dövmek gerekir. Ama bir de trojan şeklinde yazanlar var ki onları bir yönleriyle taktir etmemek mümkün değildir. Efendim hani 007 James Bond filmlerinde falan görmüşsünüzdür, evine içine ajan kamera veya mikrofon koyarlar sonra da birileri bir yerlerde bu cihazların gönderdiği bilgileri izlerler ya, işte trojanların asıl amaçları budur. İçlerinde bazı salakların virüs gibi zarar vermeye çalışanlar da vardır ama bunları

yakalamak genellikle kolaydır. Çünkü çok gürültü yaparlar. Bu programı yazanları bir yönüyle taktir etmemizin sebebi mantıklı bir gerekçeleri oluşudur. Çünkü trojanların asıl amacı, sizin bilgisayarınızda kayıtlı şifrelerinizi, kredi kartı numaralarınızı vs çalmaktır. Nasıl, virüslere göre zekice değil mi? Siz bir tercih yapacak olsanız hangisini tercih edersiniz? Virüs mü? Trojan mı?
Şimdi diyelim ki program bir virüs buldu ve ne yapayım diye soruyor, ne yapayım?
Bence ayıklayamıyorsa virüslü dosyayı silin -adamı öldürün- gitsin. Garantinaya alsak da nasılsa bir işe yaramaz. Asmayıp ta besleyelim mi?
Güvenliğimizi sağladık mı? Eh işte. Unutmayın, en sağlam güvenlik sistemi bilgidir ve hala bilmemiz gereken çok şey var.
Tamam, şimdi dışarı çıkalım. İnternete. Kapıyı açın. Yani modeminizi diyorum. ADSL modem canım. Bence şu aşamada bununla uğraşmayın. Güvenilir bir uzmana yaptırın.
Şimdi gelelim nedir ADSL? Efendim evden çıkınca doğrudan sokağa veya caddeye çıkamazsınız. Mutlaka merdiven, basamak, bahçe yolu gibi bir yer geçersiniz. İşte ADSL evinizi sokak ve caddelere, yani internete bağlar. Bu yol ne kadar geniş ve düzgün olursa sokaktan evinize ve evinizden sokağa giren-çıkan canlı-cansız varlıkların hızları da o kadar yüksek olur. Böylece siz de evde oturup beklemekten kurtulur ve işinize bakarsınız.
Yalnız çok önemli bir konuya dikkatinizi çekerim. Henüz sokağa, yani internete çıkmadık. Hala kendi mekanımızdayız. Sokağa çıkmak için sokak kapısını açmak gerekir. İşte ADSL servis sağlayıcınız tarafından size verilen kullanıcı adı ve şifre bu işe yarar. Bu kullanıcı adı ve şifrenizi ADSL modeminize girerek bahçe kapısını açmış ve sokağa çıkmış olursunuz. Yaaa, kolaymı öyle bu devirde sokağa çıkmak.
Çıkmaya çıktınız ama o da ne? Ortalık fahişe-pezevenk kaynıyor ve sizin badigardınız da yok. Trafik sıkışık, araçlar daat daat kornaya basıyor. Şöyle Amerika'ya kadar uzayıp geleceksiniz ama bu ne sıkışıklık kardeşim. Bir yol verin değil mi?
Efendim bu bölümde anca sokağa çıkabildik. Bir dahaki bölümde sokaklarda -internette- biraz gezelim. Görüşürüz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Anahtar kelimeler: internet + bilgisayar + klavye + adsl + usb + modem + anti + virus + trojan

3 Yorum Yapılmış


gazoz, 01:48 / 3 Haziran 2007 (Pz)

tek kelime ile mükemmel

Wrzl, 16:46 / 3 Haziran 2007 (Pz)

Gerçekten ne, nedir pek bilmeyenler için interneti kullanmak yürek istiyor.

sohbet, 20:19 / 22 Eylül 2007 (Cts)

Tek kelimeyle mükemmel.Son derece anlaşılır bir şekilde akıcı bir Türkçe ile anlatılmış.Hem teşekkür ediyorum hemde kutluyorum.

Yorumunuz:

İsim: (Limk üyesi iseniz şuraya tıklayın)

Yorumunuza bir limk eklemek için tıklayınız Seçtiğiniz yeri bold yapmak için tıklayınız seçtiğiniz yeri italik yapmak için tıklayınız Tıklayıp resim ekleme şeysi



Zeitgeist - UyanışRavel'in Bolero'su için hazırlanmış muhteşem bir psychedelic animasyonDoğanın Kırmızı ListesiSharkwaterDünyanın yüz çevirdiği ülke