Mekanik Türk

Jawussjan - 1 sene önce 22:34 - Blog - 5 »

  18.yüzyılın teknoloji harikası, zamanına göre inanılmaz, satranç dehası... O, döneminin en merak uyandıran icatlarından biriydi, birçok ünlü ile karşılaşmalar yaptı ve kazandı, Napolyon bile ona karşı oynadı. Onyıllar boyunca, kimse satranç oynayan Mekanik Türk 'ün sırrını çözemedi. Mekanik Türk 'ü yapan kişi, ilk akla gelenin aksine, bir Türk değildi. Viyana 'da İmparatoriçe Maria Theresa'nın hizmetinde çalışan yetenekli mekanikçi Wolfgang Von Kempelen tarafından, 6 ay kadar bir sürede, 1769 yılında yapılmıştı.  Bir masa, üzerinde duran satranç tahtası ve masanın ardındaki sakallı, kaftanlı, heybetli Türk figüründen oluşuyordu. Mekanik oyuncunun Türk oluşunun sebebi ise, tabi ki dönemin dünyayı titreten gücü ve kültürü merak uyandırıp taklit edilen uygarlığının Osmanlı Devleti olmasıydı. Öyle ki, varlıklı avrupalıların evlerinde mutlaka detaylı bir Osmanlı köşesi olurdu. 

Mekanik Türk 'ün nasıl çalıştığı ve benim diyen satranç oyuncularını nasıl olup da dize getirdiği, yıllarca büyük merak konusu oldu, teoriler ortaya atıldı, makaleler yazıldı, kimileri mekanik adamın içinde bir çocuk olduğunu, kimi ise mıknatısa dayanan akıllı bir sistem olabileceğini öne sürüyordu.

Türk 'ün oyun öncesinde bir kurma kolu ile kurulması gerekiyordu, oyuna başlamadan önce ellerini iki yana açıp rakibini selamlıyor, oyun sırasında ise kafasını hareket ettirerek satranç tahtasını tarıyor, arada bir başını sallıyor ve elini kullanarak satranç taşları ile hamlesini yapıyordu. Hatta maç sonunda, izleyicilerden gelen soruları, özel bir harf tepsisi yardımı ile yazılı olarak cevaplıyordu.

Kempelen 1804 yılında ölene kadar, kimse çalışma prensibini anlayamadı. Oysa ki, zamanının bu mekanik süper akıllı robot unun yapısı pek karmaşık değildi, kutunun içerisine bakıldığında işleyen onlarca çarkın altında iki büklüm vaziyette mum ışığında oturan, oyunu takip edip, kabinin içindeki ikinci satranç tahtası ile altı mıknatıslı taşları kullanarak hamleye karar veren ve iyi sır saklayan bir insandı, Mekanik Türk 'ün kalbi.. 

Kempelen 'in ardından birçok kez el değiştiren Mechanical Turk, Philadelphia'da küçük bir müzede 1854'te çıkan bir yangın sonucunda tamamen yokoldu.

Günümüzde de ününü koruyan Türk, ismini son olarak Amazon adlı büyük bir internet kuruluşunun, henüz bilgisayarların insandan daha iyi yapamadığı şeyleri insana yaptırıp para kazandıran servisine vererek, Amazon.com'da Artificial Artificial Intellegence sloganıyla hizmete girdi... 

Bu kadar tarih nostalji yapmışken, satrancın tarihinden bahsederek kapatalım,

Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranç oyununu Pers imparatoruna, yanında bir mektup ile hediye olarak göndermiştir. Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır.

Pers imparatoruna;

Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.

İşte hayat budur...

Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint Imparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.

Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icad eder ve imparatora sunar. Hint Imparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek uzere şöyle bir mesaj hazırlanır.

Hint imparatoruna;

Evet,
Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.

AMA BİRAZ DA ŞANSTIR.

İşte hayat budur...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Anahtar kelimeler: mekanik + teknoloji + satranç + chess + oyun + makine + model

3 Yorum Yapılmış


freelancer, 09:43 / 16 Ekim 2007 (Salı)

yav hadi yapay zeka işini satranç şampiyonu bir cüceyle halletmiş ama, işin meknik kısmı da ayrı bi olay. sonuçta cücenin hamlesinin makine kendisi yapmak durumunda. bi de, adam organikle mekaniği birleştirmiş, biraz kassa matrix'teki insan kontrollü robotlara benzer bi şey yapıp paraya para demeyebilirmiş :D

Wrzl, 03:44 / 17 Ekim 2007 (Çrş)

Zamanında dünyanın amerikası, osmanlıymış yani. Ulen bir matbaanın ettiğine bak!

Corax, 03:02 / 17 Şubat 2008 (Pz)

zamanında lisede bizim bir fizikçi vardı..efsane midir yoksa gerçek midir? bilemem.

vakti zamanında bir öğrencisi varmış.Adı Mehmet olsun..Bu Mehmet acaip kopya çekermiş..Bizim fizikçi karar almış çektirmeyecek.Çocuğun her yanını didik didik aramış kalemden saate her şeyi sıraya kendi kontrol edip koymuş.Neyse diğerlerinden sırayıda ayırıp tahtanın önüne yerleştirmiş.Sınav başlamış bizim Mehmet yazıyor.İnanılmaz çünkü seviyesi belli.Sınav bitince kağıdı almak için gitmiş ve kağıt nasılsa elinden düşmüş.Eğilince bir bakmışki sıranın altında makaralar yaylar aynalar..Meğer Mehmet sıraya bir düzenek kurmuş tüm cvpları tersten yapıştırmış.Küçük 2 kol yardımıyla istediği yeri aynadan okuyor..

Burda hoca güler saf öğrenciler sorar...
-Peki hocam disipline verdiniz mi_?
Hoca bir daha güler:
-Adam fiziğin pratiğini yapmış.Verdim 100 ü.

Düşününce cidden şehir efsanesi galiba..Hangi salak kopya çekmek için düzenek hazırlar ki :)

Yorumunuz:

İsim: (Limk üyesi iseniz şuraya tıklayın)

Yorumunuza bir limk eklemek için tıklayınız Seçtiğiniz yeri bold yapmak için tıklayınız seçtiğiniz yeri italik yapmak için tıklayınız Tıklayıp resim ekleme şeysi



Vur, kır, parçala! (1 yorum)Zeitgeist - Uyanış (1 yorum)Ravel'in Bolero'su için hazırlanmış muhteşem bir psychedelic animasyonDoğanın Kırmızı ListesiSharkwater