Halkın her daim birinci gündemi-2
Psychedelic - 325 gün önce 10:25 - Blog - 0 »
Efendim şurada bu konuyla ilgili bir yazı yazmıştım. Şimdi ise yerel seçimlerin ekonomik krizle doğrudan bağlantılı olan sonuçları üzerine bir analiz yapmak farz oldu. Peşinen söyleyeyim de içimde kalmasın: Ben dememiş miydim?
Heyhat AKP'nin %47 oy aldığı seçimlerin analizi ne siyasilerce ne de aydın ve düşünürlerce ve hatta ekonomi yazarlarınca bile doğru analiz edilememişti. Bizim iddiamız ise şuydu: Ekonomik rahatlama. Yerel seçimlerde ise bu oran %39'a düştü. Ama görüyoruz ki siyasiler, yazarlar, düşünürler saçmalamaya devam etmekteler. Oysa bu düşüşün nedeni ne ergenekon, ne türban, ne terör ne de demokratikleşmedir. Gayet açıktır: ekonomik durum.
Şimdi ekonomik durumumuzu kendi dilimizle anlamaya çalışalım. Aslında şu belgeselde açıkça dünyayı büyük bir ekonomik krizin beklediği söylenmişti. Nitekim dendiği gibi oldu. Hiç kuşku yok ki Türkiye de bu krizden oldukça etkielenecekti ve etkilenmeye de devam etmektedir. Ancak siyasi iktidarın kriz bizi teğet geçecek mantığı ile hareket etmesi ve üstüne üstlük bir de seçim ekonomisini sonuna kadar uygulaması sonun başlangıcıdır. Böylece 1. yazımızda belirttiğimiz özelleştirme paraları tükenmiş, üstüne üstlük bütçe açığı almış başını gitmiştir. Hükümet sektörel bazda paketler hazırlamış, bunların da temel mantığı vergi oranlarını düşürme ve sübvansiyon olmuştur. Oysa yapılması gereken topyekün mücadele olmalı, faizlerin çok ciddi oranda düşürülmesi gerekirdi. Böyle gidersek işsizlik çıldırtmaya, iflaslar intiharlara neden olmaya başlayacaktır. Tabii ekonomik seferberlik bile krizden olabildiğince az etkilenme anlamına gelir. Aslına bakarsanız teğet geçen ekonomisi güçlü ülkelerdir ve yakında bu krizi çözeceklerdir.
Peki nasıl olacak bu? Tutup sıfır faizle piyasaya para sürmeyeceklerine göre geriye tek seçenek kalıyor: kapitalizmin vahşi yanı. Yani insanların bir kısmını yok ederek ceplerindeki paraya el koymak. Ne kadarını? Faiz borçlarını karşılayacak kadarını.
Peki insanlar nasıl yok edilir? Tabii ki savaşlar ile. Yani savaşın tek amacı vardır: piyasaları rahatlatmak! Ben de buraya yazıyorum ki yakında dünyanın bir yerlerinde trişkadan bir bahane ile bir savaş çıkartılacaktır. Savaşa en uygun yerler ise Ortadoğu ve Afrika'dır. Benim korkum Türkiye'nin kaynaklarının birilerinin oldukça fazla ilgisini çekiyor olmasıdır.
İnşallah yanılıyorumdur.




























