12 Eylül bir zorunluluktu

Psychedelic - 62 gün önce 14:35 - Blog - 1 »


12 Eylül 1980 günü sabahı her zamanki gibi kaldığım otelden çıkıp işime doğru yürümeye başladım. Çıkarken otel lobisinin sabah sabah neden bu kadar kalabalık olduğuna bir anlam verememiştim. Yaya yolculuğum fazla uzun sürmedi ve bir grup polis tarafından kaldığım otele geri dönmem söylendi. Otelde olup biteni öğrendikten sonra lobide boş boş oturmaya başladık. Zaman ilerledilçe açlık sinirlerimizi bozmaya başladı. Öğleden sonra sokağın başındaki manavdan alış-veriş yapmamıza izin verildi. 11 eylül günü 1 TL/kg olan domatesin fiyatı 12 eylül günü 10 TL/kg idi. Ömrümde yediğim en lezzetli domateslerdi! İşte 12 eylül zenginleri böyle peydahlandılar.
11 eylüle geri dönersek ülkemizdeki durumu şöyle özetleyebiliriz; 

1. Günde ortalama 20 kişi sokak çatışmalarında ölüyor.
2. Şehirlerde ve kırsalda sağcılar ile solcular coğrafik paylaşım yapmışlar. Kurtarılmış bir bölgeye girecekseniz sağcı veya solcu olup olmadığınız sorgulanıyor. Çete tarafından uygun görülürseniz o cadde veya sokağa girebiliyorsunuz.
3. Bazı üniversitelerde öğrenime ara verilmiş. Kalanlarda ise ağır aksak sürüyor.
4. Gazeteler de bölünmüş durumda. Okuduğunuz gazeteye bakılarak yargılanıyorsunuz. Bu satırları yazan Milliyet Gazetesi okuduğu için dayak yedi.
5. Parlamento işlemez durumda, yasama yapılamıyor. Siyasetçiler sürekli birbiriyle kavga halinde ve söylemleri ile sokak terörünü destekliyorlar.
6. Enflasyon giderek artıyor. Ekmek dahil olmak üzere bazı temel gıda maddelerini bile bulmak, terör korkusuyla esnaf ve fırınlar kapandığından, paranız varsa bile mümkün olamıyor.
7. Hava karardıktan sonra sokağa çıkmaya korkuyorsunuz. Evinize geldiğinizde derin bir oh çekiyorsunuz.
8. Sendikalar ve diğer sivil toplum kuruluşları birbiriyle kavgalı. Her sektör ya da meslek kuruluşunun bir sağcı bir de solcu örgütlenmesi var.
...
Doğrsunu söylemek gerekirse bu kaos ortamında elinden geleni yapan bir tek TRT var. Ama bu gidişi fiilen durdurması mümkün değil. Peki kim durduracak?
Yine gerçek şudur ki askerlerden başka hiç kimsenin durdurması mümkün değildi ve öyle oldu. Darbe geniş halk kitleleri tarafından büyük destek gördü. Ancak ne yazık Türkiye belki de en büyük şanssızlığını burada yaşadı. Çünkü darbenin başındaki isim Kenan Evren idi.

Burada askeri cuntayı darbe yapmaya götüren nedenlerden ötürü hiçkimse suçlayamaz. Zira 12 eylül günü demokrasi kesintiye falan uğratılmamıştır. Zaten olmayan bir şey kesintiye uğratılamaz! Burada asıl sorgulanması gereken şey neden yaptıkları değil nasıl yaptıklarıdır.
İşte sorun burada başlıyor. Şu mantıkla yaptılar: "Asmayalım da besleyelim mi?" Asmak istediklerini astılar, beslemek istediklerini beslediler. İşte onların beslemeleri bugün iktidardadır.
Bilgilerinize arz ederim komutanım!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Anahtar kelimeler: 12 + eylül + kenan + evren + cunta + asker + demokrasi + totaliter + süleyman + demirel + bülent + ecevit + necmettin + erbakan + alpaslan + türkeş

1 Yorum Yapılmış


ctrl+alt+del, 16:51 / 9 Mart 2008 (Pz)

çooooot diye geçiririm lafı diyosun yani...

Yorumunuz:

İsim: (Limk üyesi iseniz şuraya tıklayın)

Yorumunuza bir limk eklemek için tıklayınız Seçtiğiniz yeri bold yapmak için tıklayınız seçtiğiniz yeri italik yapmak için tıklayınız Tıklayıp resim ekleme şeysi



Ravel'in Bolero'su için hazırlanmış muhteşem bir psychedelic animasyonDoğanın Kırmızı ListesiSharkwaterDünyanın yüz çevirdiği ülkeSağlıklı Delilik İçin 20 İpucu